Son 2 yıldır (Covid başlangıcından beridir) yüksek sesle “Çip” konuşuyoruz. Eskiden sadece belli sektörler ve belli insanlar konuşurken, meydana gelen çip krizi nedeniyle herkes konuşmaya başladı. Öyle ki, bırakın arabaları ya da cep telefonlarını, sıkıntı geçen gün yazdığımız “çipli banka kartları”na kadar geldi.

Covid öncesinde, çiplerin batıda teknolojisinin tasarlanıp, işçiliğin ucuz olduğu doğuda üretildiği bir iş modeli vardı. Ancak salgının doğudan başlaması, hem üretimin, hem de tedarik zincirinin sıkıntı yaşaması sonucunda bu iş modeli altüst oldu ve “yerinde üretim” için çalışmalar başladı.

Turizm ile geçinen, önemli sanayisi olmayan İspanya’nın bile çip yatırımı için 11 milyar Euro telaffuz ettiği, Güney Kore’nin 2030’a kadar çip üretimini 450 milyar dolar destekleme planı yaptığı, Avrupa’nın Dresden başta olmak üzere üretimi desteklemeye ağırlık verdiği, Hindistan’ın yine destekler açıkladığı bir dünyaya doğru yol aldık.

Ağustos içinde ABD, çip üretimi için 52 milyar $’lık bir destek paketi açıkladı. ABD’de fabrika da açmayı planlayan dünyanın en büyük çip üreticisi TSMC ise, 44 milyar $’lık plan açıkladı.

“Ruslarla, Türkiye’de ortak çip fabrikası kurulabilir”

Bütün bunların arasında ülkemizde neler oluyor derseniz. Doğrusu ülkemizde tasarım yapanlar var ama şimdiye kadar üretim yapılamadı.

Bugün konuştuğumuz Cemil Şinasi Türün —ki biz kendisini daha çok Kripto para ve BlockChain konularındaki çalışmaları ile tanıyoruz—, Moskova’daki MICRON şirketi ile birlikte 90 nanometrelik (nm) bir üretim tesisini kurmayı planladıklarını anlattı.

Türün’e “Dünyanın ileri teknoloji firmaların 7nm, 5 nm hatta 3 nm üretimleri yaparken, biz neden 90 nm konuşuyoruz?” diye sorduk. Türün çip teknolojisinin gelişmiş ülkeler tarafından titizlikle korunduğu ve diğer ülkelerin eline geçmesin diye saklandığını söyleyerek cevap verdi.

Rusların elindeki teknolojinin bu olduğunu ve önemli olanın çip üreten makinaları da üretebildiklerini belirten Türün 90 nm’nin Türkiye’nin giriş seviyesi için en ideal seviye olduğu cevabını verdi. 90 nm’nin hem analog, hem dijital unsurların programlanabildiğine işaret etti.

Bugünün ileri teknoloji çiplerini üreten çok özel bir litografi makinalarını Hollanda merkezli ASML adında bir firma üretiyor. Bu firma çip makinası üretiminde tekel ve herkese satmıyor. ASML firmasını 2019’da Aselsan’dan çok sayıda mühendis almış olması ile de hatırlayabilirsiniz.

Türün, Ruslarla kurulacak olan fabrikayı matbaa benzetmesi ile anlattı:

“Çip üretimi ile üretim fabrikası hep karıştırılan bir konu. Matbaaya benzetelim; bir kitap yazıyorsunuz, kitabı evinizde bir kelime işlemcinin içinde yazıyorsunuz, sonra bit matbaada basılıyor. Çip de aynı şekilde, küçük firmalarda tasarımı yapılıyor, matbaacılık ise pahalı bir işlem. Çip fabrikaları dediğimiz bu işin matbaacılık seviyesi.”

Türün Türkiye’de çip tasarım ofisleri olduğunu, iyi işler yapıldığını ama çip basan bir tesis olmadığını, bu nedenle tasarlanan çiplerin Avrupa’da, Tayvan’da basıldığını belirtti. Bu nedenle Ruslarla kurulacak olan fabrika Türkiye için bir ilk olacak.

Rusya 2014 yılında, Kırım’ı ilhak ettiğinde yaşamış olduğu ambargo sonrasında kendisi 90 nm üreten makinaları kendisi yapmaya başlamış. Şimdi Türkiye’de gelir paylaşımı modeli ile bir yatırım düşünülüyor.

Türün Ruslarla yapılacak olan yatırıma, ilgi duyanları da davet ederek şöyle devam etti:

“Dünya konjonktürü bize bu fırsatı veriyor. Dün yoktu, yarın da olmayabilir. O yüzden burada yatırımı token denilen, blokzincirinde yatırım unsuru, yatırım yapılma yöntemi var tokenlarla, önden yüzde 10’u token olarak satışa çıkartıp bir de bir vakıf kuracağız, bu vakıf bünyesinde yapılacak işler, tamamen kâr amacı gütmeden böyle bir vakıf inşa edeceğiz ve uzun vadeli olacak.”

kaynak: https://t24.com.tr/video/turkiye-de-cip-fabrikasi-kurulabilir-mi,50496